19 Mayıs 2015 Salı

Producer: İlk İzlenimler



Aylardır bekleye bekleye öldüğüm dizi, Producer, sonunda başladı. Kaç kez ertelendi yayın tarihi ama başardılar nihayet yayınlamayı.



Cha Tae Hyun bir dizide oynayacaktı ve benim bu dizi için sabırsızlıktan, heyecandan ölmemem kabil değildi. Hem de rol arkadaşı Gong Hyo Jin'ken.



Açıkçası Kim Soo Hyun'a genelin aksine öyle büyük bir ilgi duyduğum söylenemezdi. Sanırım diziyi izleyenlerin çoğu onun için izliyormuş. Tercihler tabii. Benim şimdi ve sonsuza dek tercihim Cha Tae Hyun'dan yana. 



Ama galiba Kim Soo Hyun'u bu dizide çok seveceğim. Çok şapşal bir karakteri var, çok sevimli.



Gelelim dizi hakkında yorumlara. 
Büyük bir kitle ilk iki bölümle ilgili hayal kırıklığı yaşıyormuş. İlk netizen yorumlarını okumuştum, onlar zaten hiçbir şeyi beğenmiyor diye düşünmüştüm ama çevremde de bir sürü kişi beğenmemiş, çok sıkıcı bulmuşlar diziyi. 



Ne yalan söyleyeyim, ben bildiğiniz beğendim. Üstelik sıkıldığım için yarım bıraktığım dizi sayısı, bitirdiğim dizi sayısından daha çoktur benim. Pozitif bir ön yargı mı beni fütursuzca sevmeye itti bu diziyi, bilmiyorum. Ama şimdilik 10 üzerinden 8 veririm, devam bölümlerinde de oyumun 9,5'a kadar çıkacağına inanıyorum.


Diziyle ilgili bir sıkıntı varsa o da IU. Olmuyor arkadaş, şarkıcıyken resmen fanım kıza ama oyuncuyken olmuyor. Sadece şarkıcı olsa keşke. Herkes, her şeyi yapmak zorunda mı sanki? Özellikle bu sert, ağır abi kız rolü hiç mi hiç olmadı canım ya.

Yine de şurada çok tatlıydı :')


Aynı zamanda sektöre güzel laf çakmalar vardı:


Şimdiye kadar yayınlanan OST'ler de güzel:






İzleyin bakalım, siz beğenecek misiniz?

17 Mart 2015 Salı

Müzik mi dinlesek?



Sanırım sizin için yapabileceğim en iyi şey birkaç şarkı tavsiye etmek. Yani hala blogu okumak isteyen birileri varsa.

Umarım üç-beş kişiye ulaşabilirim. Olmadı kendi kendime şarkı önermişim gibi düşünürüm.


Hiç Bily Acoustie dinlediniz mi? Geçen yıl yayınlanan Plus Nine Boys isimli diziye OST yapmıştı, diziyi izlediyseniz doğal olarak dinlemişsinizdir. Lamsız-cimsiz tavsiyedir.





Peki hiç Broccoli, You Too dinlediniz mi? Bu şarkıları, Say Goodbye, özellikle çok güzel. Seveceksiniz.




Of bu şarkı... Coffee Boy gerçekten harika!




Bu şarkıyı paylaşsam mı paylaşmasam mı hiç bilemedim, bazı şarkıları kıskanıyorum maalesef ama dinlensin de istiyorum. Gerçekten çok başka, çok güzeldir. Umarım beğenirsiniz





Şarkılar zevkinize hitap etmiştir umarım. Bir dahaki sefere görüşmek üzere, hoşça kalın!



12 Eylül 2014 Cuma

Music Makes Me High~~

Size birkaç şarkı önermeye geldim.
Genellikle postların sonuna şarkı ekliyordum ama son yazılara nedense hiç şarkı koymamışım. 
Şimdi önereceğim şarkılar, geçtiğimiz üç ay içinde çıkan, pek de popüler olmayan şarkılardır.

Rex.D - Ordinary Love feat. Sanchez


Bu şarkı nasıl popüler değil, anlamıyorum. Çok güzel, çok dinlenesi, çok da catchy -en azından beni yakaladı :P-.

HIGH4, Lim Kim - A Little Close 


Bu 'popüler değil' sınıfına pek girmiyor sanırım ama Twitter timeline'ımda hiç konuşulduklarını görmedim. Lim Kim, bir yıldan fazla süredir hayranlıkla takip ettiğim bayan solo. HIGH4 ise IU ile çıkışını yapan çok mu çok süper oğlan grubu. Tanıyın efenim, seveceksiniz.

Not not not not not not not not haeyo but hae~~~


Ra.D - As Always


Bu şarkı çoook güzel. Her şeyiyle çok güzel. Klibi bile harika yahu :')


JJCC - Bing Bing Bing



Birçoğunuzun bildiği üzere JJCC, Jackie Chan'in çıkardığı grup. Bu şarkıları bana eski k-pop şarkılarını anımsatıyor, dolayısıyla hoşuma gidiyor.


Bu yazın şarkılarından aklıma gelenler şimdilik bunlar. Bunlar diyorsam sadece bunlar olarak anlaşılmasın. Tabii ki Eyes, Nose, Lips; Good Luck falan dinledim çokça. Şimdi de Super Junior albümü dinliyorum mesela. Ama popülerleri önermeye gerek yok sanırım :)

Aa unutmadan, Jay'i destekleyin olur mu? Yeni albüm çıktı geçenlerde ve şarkılar çok güzel. 
Dinlememiş olanlar için So Good'u şöyle bırakayım:



Yine bu yaz yayınlanmış olan ballad tarzı parça, The Promise:




Benden bu kadar kıymetli okuyucular. Esen kalın :')

14 Ağustos 2014 Perşembe

Yaz Dizilerine Bir Bakış





 
Hiç kasmadan size bu yaz izlediğim yeni dizileri kalitelerine göre şööyle bir sıralayacağım. (Hala izlemekte olduğum diziler bunlar fakat içlerinde final yapanlar da var. Amaç, izlemeyen vatandaşa fikir olsun, izleyen de yorumunu benimkiyle kıyaslasın.)

İzlediklerimden en kötüsü yani  6 numara: 

King of High School Life Conduct


Ben kendimi Seo In Guk fanı diye nitelerim öncelikle. Kendilerinin zevkime uygun olan her yapımını izlemeye çalışırım. Bu diziye ne halt etmeye başladım, işte bu yüzden. Sebep Seo In Guk. Başlarda eğlendim de. Ama çok boş yapım, vesselam


5

Trot Lovers


Bu diziye ne kadar beklentiyle başladığımı bilemezsiniz. İlk bölümlerde ne kadar beğendiğimi de.
Lakin kader, bana iyi davranmadı, bu dizi de hüsranlar arasında.


4

Fated To Love You



Alın size bir hüsran daha. Hadi diğerleri genç oyuncuların oynadığı, daha hoş görülesi yapımlar da ben bunu nasıl beğenmem yahu? Jang Hyuk var bir kere, favorilerimden. Choi Jin Hyuk desen ayrı bir vak'a. Onlar bile beğenmeme yardımcı olamadı bu diziyi, siz düşünün gerisini.


3

Marriage, Not Dating


Beklenti yaralar diye boşuna dememiş Montaigne Oppam. Kocaman beklentilerle başladığım diziler, hayal kırıklığından öte gidemezken tamamen öylesine başladığım bu dizi garip bir şekilde eğlendiriyor.


2

Joseon Gunman


Yaz dizisi olayına ters düşse de yazın yayınlandığı için neticede bir yaz dizisi bu :D. Lee Jun Ki barındırıyor hem de! Adama hastayım ya, çok çok çok hem de çok. Fangörl mod: on :D. Joseon döneminde aydın-muhafazakar çatışmasını ele alırken aynı zamanda birtakım insan hayatlarına da sahne olan dizi, bol miktarda dram barındırıyor ama öyle öggğğ getirmiyor insana. Komik sahneler de yok değil, Jun Ki olunca zaten bir tatlılık, bir tatlılık :D fangörl is here again:D. Yemeyin de yanında yatın işte.

1

And the Oscar goes to...

It's Okay, That's Love



Ne desem boş, sadece harika diyorum. Bu dizi ayriyeten bir postu hak etmiyor mu sizce de?

1f60d-google-android 1f60d-google-android1f60d-google-android
 

5 Ağustos 2014 Salı

YAĞMUR!

Az önce buraya nasıl yağmur yağdı, görseniz, ağlardınız mutluluktan.

Tahminimce şu an ülkenin büyük bölümünde yağmur yağıyor ama burada başka güzel, bilin istedim.


İnsanın dışarı çıkmaya üşenmesi kötü, ama en azından pencereye, balkona çıktım :D




Parmağım da çıkmıış :D




Bu güzelmiş ama :D


 Nice yağmurlu günler dilerim, esen kalın efenim :D 

25 Temmuz 2014 Cuma


Bugünlerde önceden izlediğim 
bir k-dramayı tekrar izliyorum. Sebep? Çünkü bahsettiğim yapım bence konusu itibariyle en kaliteli Kore yapımlarından biri. Onunla eş değerde çok fazla iş olmayınca ben de başa sarıp sarıp izliyorum onu. 






Kendisi White Christmas. KBS'in 2011 yılında yayınladığı sekiz bölümlük bir drama special. (Drama speciallar az bölümden oluşan diğer bir deyişle mini dizi diye nitelediğimiz TV programlarıdır.)


(Soompi'den)


Konuya değinmek gerekirse; Kore'nin en zeka küpü veletlerinin toplaştığı, şehirden uzakta bir dağın başına kurulmuş Susin adlı bir lisede geçer hikaye. İnsan ilk duyduğu zaman 'vay ommasını' diyor, 'o veletlerin yerinde olmak var' diyor -en azından ben öyle düşünüyorum- ama işin pek de imrenilesi bir yanı yok esasında. Öğrencilerin yaşadıkları mahpus hayatı adetâ zira okuldan Christmas'taki sekiz günlük tatil dışında çıkış yok. Herkes okulun yurdunda kalıyor. Sadece zeki bozuntusu salak arkadaşlarınız ve uzun süreli seçmelerden seçilip adeta survivor kılıklı hocalarınızla yılın 357 gününü geçirmek çok da iç açıcı bir fikre benzemiyor.



Lakin yegane tatillerini bile kullanmak istemeyen öğrencilere de rastlanıyor bu okulda. Her yıl iki, bilemediniz üç kişi. 
O da nesi, bu yıl tam 7 öğrenci Christmas'ta evine gitmek yerine okulda kalmayı seçmiş.
Neden?
Birilerinden aldıkları sürpriz bir hediye onları okulda kalmaya itmiş olmasın?

Devamını
...
 izleyin ve görün.

Çünkü ben karakterlere geçmek istiyorum! :)

Sung Joon var bir kere bu dizide ve benim de kendisine ilk hayran kalışımı yaşadığım rolüdür aynı zamanda. 
Bayıldığım bir tiplemeyi, sağ lobu çalışmayan zeki  oğlan tiplemesini oynuyor hem de. 



Sonra bir de Woo Bin faktörü vardı ki, diziyi daha mükemmel kılan.




Dizi için şarkı yapılmamış bildiğim kadarıyla ama çalan şarkılara şuradan(tık) ulaşabilirsiniz. (Gerçekten harika parçalar, bakmadan geçmeyin.)


 ***




Böyle bir soruyu seyirciye de içten içe sorduran bu nadide diziyi, izlemeyenlere acilen izlemelerini; izleyenlere de bana eşlik etmelerini öneririm.


Esen kalın. ^^




24 Temmuz 2014 Perşembe

Kitap~~

     Kitapla geldim bu postta huzurunuza. 
 Yaz boyu ders çalışması gereken ben ne yapıyorum? 
 -Tabii ki kitap okuyorum! 

           Madem okuyorum, sizinle de paylaşayım ne okuduğumu.

       Henüz biten bir kitap değil, üzerinden birkaç gün geçti. Yine de taze ama dimağımda.


Yitik Cennet, Sezai Karakoç





"Adem’le Havva’nın Cennette öncesiz sonrasızmışçasına mutlu bir hayatı yaşadıkları zaman gibiydi hayatımız batının soluğu bize gelmeden önce"


Diye başlıyor kitap. Sadece ilk cümle bile çoklarını kitaba aşık eder cinsten. Hz. Adem'den Efendimiz'e kadarki süreçten sekiz peygamberi, onların mücadelelerini ve gayelerini şiirsel bir anlatımla aktarıyor bize. 





"İmtihan ve çile, hepimizi saran gökkuşağıdır."



Yazar, aslında sadece o peygamberlerin savaşını değil aynı zamanda bireylerin yaşam mücadelesini de anlatıyor. Günümüz insanının dirilişe olan ihtiyacını tanımlıyor.


İmtihanı ve çileyi, gökkuşağı diye nitelemek de her yiğidin harcı değildir neticede.





"Ölüm öldürülebilir, ama hiç diriliş öldürülebilir mi?"



Anlayacağınız dostlar, kitap tavsiyedir. Oturup bir üstat için eleştiri yazısı yazamayacağım tabii. Okumak lazım, okuyalım.